Göbeklitepe’den Karahantepe’ye

Türkiye de arkeolojik kazılar zorunluluktan yapılır . Ya bir baraj ,ya bir otoyol gibi .

Göbeklitepe ve Karahantepe bunların dışında kalan nadir kazı alanlarından bir kaçı .

Şimdi sizi biraz daha eskilere taşıyacağım …

Nevali Çori antik yerleşme yeri, Şanlıurfa ili Hilvan ilçesine bağlı
Kantara köyünün sınırları içerisinde bulunuyordu.GAP projesi dahilinde Atatürk Barajı yapım aşamasında ,1980’li yılların sonunda ve 90’ların başındaki kurtarma kazıları sayesinde ortaya çıkarıldı ve sular altında kalmadan önce bulunan eserler, Ş.Urfa müzesine taşındı.

Heidelberg Üniversitesi’nin Ş.Urfa Müzesi ile birlikte yaptığı kazılar o kadar ilginç sonuçlar ortaya koydu ki, değerlendirmeler pek çok yeni bilgiyi ortaya çıkarmaya devam ediyor.

Kazı başkanı Prof. Harald Hauptmann bir şeyin Nevali Çori kazılarıyla kesinleştiğini söylüyor: “Anadolu toprakları medeniyetin beşiği ve sanıldığının aksine tarımla birlikte yerleşik düzene geçişin simgesi
olan Neolitik kültür, Akdeniz’de değil, bu topraklarda başladı.”

Nevali Çori ile başlayan bu serüven ,soruların cevaplarını bulmak için biraz farklı açılardan bakmak zorunda olduğumuzu gösteriyor .

Neolitik çağ olarak isimlendirilen dönemde ,antik yerleşimlerin kesin olarak bilmediğimiz ,sadece mantık yürüterek ,yaşamın devam edebilmesi için ,su kaynaklarına yakın yerleşkelerde olduğu idi .Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ‘a ait büyük Nevali Çori yerleşmesinin keşfi,Yakındoğu Neolitik tarihini büyük oranda değiştirdi.

Nevali Çori ,sular altında kaldıktan sonra bizlere cevabını şu anki bilgilerimizle tam olarak veremediğimiz sorular yığını bıraktı .

Ancak unutulmamalıdır ki ;söz konusu iki yerde de kazıların sadece bin parçalı bir puzzle gibi alanın içinde sadece 5-6 parçası elimizde ve bu elimizdekilere göre yorumlamaya çalışılıyor .

Ezber bozan ,Göbeklitepe ‘ye kardeş olan ,Karahan tepenin de bu alışkanlığı kırarak, farklı bir alana yapılıyor olması acaba bizim neolitik dönem olarak isimlendirdiğimiz çağı günümüze göre ,küçük görüyor olmamızdan mı kaynaklanıyor . Dönemine göre düşünmek zorunda olduğumuzun altını çizmek zorundayız .

Bu yerleşim alanlarının bulunduğu noktalarda,Mö 8500 kadar karşılaşmadığımız ;hayvanların evcilleştirilerek, yerleşik hayata geçişi sağlayan tarımı icat ederek yaşam alanları yapıyor olmaları acaba bizlerin bu bölgeye mega yerleşim alanlarının bulunduğu noktalara mı çıkaracak . Besi üretiminin yerleşik hayata geçmenin bir nedeni değil de bir sonucu olduğunu ortaya koyarak Anadolu medeniyetinin tahminlerimiz ötesinde bir noktada olduğunu bizlere gösteriyor .

Sorumuz,bu bölgenin içinde yaşayan insan topluluklarının, sanat açısından nasıl oluyorda bu kadar ileri boyutlarda olmalarına odaklanmak gerekiyor kanısındayım .

Biliyorum ki ,bazılarınız hemen cevap buldu ;

Uzaylılar yaptı ….

Anunakiler yaptı …

Bizim topraklarımızda olan bir kültürü NEDEN başkasına veriyoruz . Anadolu kültürünü ve medeniyetini ne kadar hafife alıyoruz .

Kolaya kaçmak,düşünmemek ve araştırmamak için yapılan tipik Türk insanı yorumlarımızı değiştirme vakti gelmedi mi ?

Karahantepe 1997 yılında keşfedildi .

2019 yılında başlayan kazılar Prof. Dr .Necmi Karul başkanlığında devam ediyor .Buradan çıkacak bilgiler eşliğinde Bereketli Hilal olarak isimlendiren bölgenin bilinmeyen sorularından bakalım kaçını cevaplama imkanı bulucağız .

Bölgede çekilen hava fotograflarından 250 yakın dikilitaşların olduğu bilgileri geliyor .Dikilitaşların dizilimine göre 25-30 özel alanın bulunduğuda eklenenler arasında .Bölgeden gelecek bilgilerin uzun soluklu olmasıda kazı başkanının söylemleri arasında .

Bu iki alanın Ana Tanrıçaya bağlandığına dair son dönemlerde kendisini guru ilan etmiş spiritüelci (!) enerji dönüştürücülerinin kendilerinin icat etmiş edasıyla sundukları arkeolojik bilgiler verildiğine denk geliyorum .

Onlar için bir hayal kırıklığı yaratacak belki ama bu iki alanda kült olarak kafatası kültü mevcut . Ölünün bedeni ile kafa tasları ayrı gömülüyor .Bu olayın herkese yapılmadan farklı bir gruba yapılıyor olabilme ihtimali bölgede oluşan bir nevi ruhban sınıfının da oluşmaya başladığının düşünceleri kazı başkanlarının ortak düşüncesi .

MÖ 10.000 ile tarihlendiriliyor ki bu da en eski insan heykelini bizlere ulaştırıyor .Geç Hitit medeniyetine kadar bu büyüklükte bir heykele denk gelinmediğini kabul edersek ,tasvir edilen tüm figürleri irdelersek eril bir sembolizmin olduğunu ifade etmek doğruya yakın bir yaklaşıma bizi götürecektir .

Karahantepe kazıları daha çok yeni ve daha yolun çok başında .

Umarım kazılar boyunca cevaplar hızlı gelir ve Prof .Dr Necmi Karul hocamızın ve ekibi ışığında bir adım daha aydınlığa ulaşırız. .

Değerlendirme: 1 / 5.

Birisi “Göbeklitepe’den Karahantepe’ye” üzerinde düşündü

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: